|
Sayın Müdür Bey,
Sayın Müdür Yardımcılarımız,
Değerli Öğretmen
Arkadaşlarım ve Sevgili Öğrenciler;
12 Eylül 2011
tarihinde başladığımız yeni eğitim ve öğretim
sezonumuzun ilk dönemini yaklaşık 5 aylık bir
maratonun sonunda kapatıyoruz. Bu süreç
içerisinde müdüründen müdür yardımcısına,
öğretmeninden hizmetlisine kadar herkes,
okulumuzun başarısıyla eşdeğer tutulan
öğrencilerimizin başarısının en üst noktaya
ulaşması için çalıştı. Huzurlarınızda her birine
teşekkür ediyorum
Bugün alınan
karneler öğrencilerin bir dönem boyunca okul
yaşantılarında gösterdikleri performansın
değerlendirilmesi olacaktır. Velileriniz,
başarınızı, bu belgelere bakarak görmek
isteyecektir. Burada olsaydılar onlara şunu
söylemek isterdim:
"Karneler,
çocuklarınızın nasıl bir insan olduğunu değil,
onların okul derslerindeki durumlarının nasıl
olduğunu ortaya koyan belgelerdir.
Çocuklarınızın derslerdeki başarısızlığını sorun
haline getirmeyin, başarılarını da abartmayın.
Karnenin bir sonuç olduğunu unutmayın. Bu sonuca
nasıl varıldığını düşünün. Gidilen yol sizi
memnun etsin, sonuç ikinci dönemde değişebilir.
Sevgili Öğrenciler,
başarı birden çok
faktöre bağlıdır. Başarıya ulaşmada sorumluluk
duyma, planlı çalışma, kendine ulaşılabilir
hedefler koyma ve kararlı olma zorunluluğu
vardır. Bu faktörlerin tamamı vazgeçilmez öneme
sahiptir. Ve hepsi bir arada olduğunda da başarı
kaçınılmazdır. Başarılı olmanın belki de en
önemli aşaması kendine güvenmedir. Ancak,
"kendine güvenmeyi "büyüksemekle karıştırmayın
sakın; yani kendinizi gözünüzde büyütmeyin.
Mütevazı olun, bırakın başkaları sizi gözlerinde
büyütsünler.
Eğitim, insana
iletişim kurabilmeyi, eleştirel düşünebilmeyi,
özdeğerlerine sahip çıkıp, zorlukları aşabilme
gücünü kazandırır. İletişim kurmanın bana göre
ilk aşaması, temel taşı, karşınızdaki insanı
algılamaktır. Daha sonra, iletişim kuracağınız
kişiyi algıladığınıza dair ona bir mesaj
göndermelisiniz. Örneğin ona "günaydın demek
veya en azından başınızla selamlamak gibi. Bu
iletişimi dâhi kuramayanlar okul sıralamasında
en üst seviyede de yer alsalar, gelecekte
hayatlarında yalnız kalırlar. En büyük
başarısızlık ve cezadır yalnızlık.
Kişisel
başarılardan söz ediyoruz. Fakat eğitimci olarak
kurumumuzun başarısını değerlendirecek olursam;
geride bıraktığımız dönem, içinde yapılan eğitim
ve öğretim çalışmaları, sizlere bilim yapabilme
isteğini, geleceği planlama güdüsünü, doğa ve
insan sevgisini aşılamışsa başarılı geçmiş
demektir.
Bizler, zaman
zaman karşılaştığımız zorluklara ve
olumsuzluklara rağmen sizlerden bir kişiyi bile
kaybetmeyi göze almadık, almıyoruz da. En büyük
başarımız benim için budur. Sizleri önce
kazanmak sonra da kaybetmemek.
Atatürkün,
eğitim milli, bilimsel, uygulamalı, karma ve
laik olmalıdır ilkelerine sıkı sıkıya sarılarak
ve onlara daha fazla işlerlik kazandırarak
sizleri, geleceğe daha iyi hazırlamanın
yollarını arayacağız. Yeter ki sizler,
öğretmenlerinizin sizler için açtığı yollarda
yürüyün ve bizlerin sizlere güvendiği gibi
kendinize güvenin.
Artık Atatürkten
alıntılar yapmak demode olarak algılanıyor.
Fakat benim için Atatürk bir Moda değildir ve bu
yüzden geçici değildir. Ve Ulu Önderimiz der ki:
"En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir."
Bu duygularla
ikinci dönemin bu dönemden daha verimli
geçmesini diliyor, aydın birer birey olmanız
dileği ile hepinize iyi tatiller diliyorum.
| |
Dr. Gülseren Aslan
- Türk Müdür Başyardımcısı -
Özel Alman Lisesi
|
|